Iran'da bizi şaşırtanlar :
1) Ortadoğu'yla azıcık haşır neşir olanlar, Iran'ın bir arap ülkesi olmadığını zaten bilecektir. Bunun yanında Şii olduklarından dolayı, Islam'ı yorumlayışları bizden, dolayısıyla da Araplar'dan çok farklı. Mesela Şiiler, bizim gibi günde 5 vakit değil, 3 vakit namaz kılıyorlar. Şehrin her yanında camiler yok. Dolayısıyla ezan sesini Türkiye'deki kadar sık duymuyorsunuz. Ezan yayını genelde radyodan yapılıyormuş...
2)Şii olduklarından dolayı ülkenin her yanında, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in resimleri var. Resim sanatına en çok ilgi duyan müslüman toplum olduklarını düşünüyorum. Bunun yanında bizi şaşırtan bir diğer şey ise, İran'da, sayısı az da olsa, Hz.Muhammed'in resmediliyor olması. Yukarıdaki resim, Gilan'daki bir türbede çekildi. Resmin sağ alt tarafındaki insanın Hz.Muhammed olduğuna inanıyorlar.
"Peygamberi resmetmek günah değil mi?" diye sorduğumuzda ise, "Muhammed burada 40 yaşından genç, dolayısıyla henüz peygamber değil ve resmedilebilir." diyorlar. Gerçi bu Şii'lerin, Islam'da yarattığı "kısa yol" lardan sadece birisi...Şiilikte, dinin açıklarını bulmak ve bunlardan nemalanmak sanki bir refleks olmuş. Nasıl ki fuhşu meşrulaştırmak için "Muta nikahı" icat etmişler, sanki bu resim olayı da buna benziyor.
Bu arada bu resmin bulunduğu yer olan Gilan'ın Iran'ın en açık fikirli yeri olduğunu söylemem gerekiyor, yoksa bu resmi Kum'da çizseniz, taşlanabilirsiniz.
3)Şiiler, Kuran'ın sadece zahiri yorumuyla değil, batıni yorumuyla da ilgileniyorlar. Bu da Islam'ı daha esnetilebilir hale getiriyor. Örneğin, lise kitaplarında "Evrim teorisi" bilimsel bir gerçek olarak işleniyormuş. Rehberimize, "Bu durum Kuran'a aykırı değil mi?" diye sorduğumuzda, bize "Evet, Allah evreni yarattı, mikroorganizmalar da insana evrildi, ve Allah da Adem ve Havva'yı seçerek insanlığın çoğalmasını sağladı." gibi bir cevap verdi. Bir nevi "Akıllı yaratılış" yani, Darwin ve Islam'ı barıştırmışlar. Bize biraz "Acem oyunu" gibi geldi ama karar sizin...
4)Kuran'ın zahiri ve batıni yorumundan bahsetmişken, Iran'da süregelen çok ciddi bir tartışma da, Kuran'ın direkt olarak Allah kelamı mı yoksa, Hz.Muhammed'in Allah tarafından esinlenmeleri mi olduğu yönündeymiş. Pek Türkiye'nin kaldırabileceği bir tartışmaya benzemiyor :)
5)İran'da her bakkalda, her büfede, her restoranda BIRA bulabilirsiniz. Üzerindeki "non-alcohol" yazısını görene kadar da bayağı bir şaşırabilirsiniz:)
6)İran'da camilerden ziyade türbeler ön planda...Camilerde pek namaz kılana rastlayamadık ama Humeyni'nin türbesine gittiğimizde, kendini ağlayarak yerden yere atanlardan tutun da, Humeyni'nin mezarına dokunmak için kendini paralayanlara rastladık. Ama türbe olayının hası Meşhed'deki İmam Rıza türbesiymiş, artık o da bir sonraki geziye kalsın...
7)Amerikan ambargosu var ama bunun yanında Coca Cola'nın Iran'da üretim tesisi de var.( Sağdaki resimde "Made In Iran" yazısını görebilirsiniz) Buna biz de anlam veremedik. Gitmeden önce Iran'da Cola bulamayacağımızı sanıyorduk, ama her türlü Amerikan malı Iran'da mevcut, hatta Iphone 4 bile.
8)Her şey bulunabilir derken, buna içki de dahil. Tabi ki karaborsadan. Eğer bir biraya 9 dolar vermeyi göze alıyorsanız, Iran'da bira bile içebilirsiniz, tabi ki evinizde, gizli saklı...
9)Hasan Sabbah'ın, Haşhaşinlere söylediği "Nothing is real, everything is permitted" sözü Iran da adeta motto gibi. Herşey yasak ama karaborsada herşey mevcut.
10)Burun estetiği konusunda, Iran başı çekiyormuş. Kızlar sadece yüzünü gösterebildiğinden, burun çok önemliymiş. Tabi İran kızları da çok bakımlı, hepsi sürmeli, makyajlı, yanlarından geçerken parfüm kokusu biraz içinizi bayabilir ama...
11)Iran'da kadınlar sosyal hayatta çok aktif, her ne kadar yasalar kadınları ezse de, toplum hayatında durum pek öyle değil. Kadınların taksi şoförlüğü yaptığı, otopark işlettiği bir ülkeden bahsediyoruz. Bu arada üniversite öğrencilerinin yüzde 65'inin de kadın olduğunu ekleyelim.
12)Hala 12.İmam Mehdi'yi bekleyenlerle, rejime pek inanmayan, ama inanmaktan başka çaresi olmayan milyonların beraber yaşadığı, çelişkilerle dolu bir ülke Iran. Rejimler yıkılır, yerlerine yenileri gelir. Iran, sanki yüzyıllardır kendisini arıyor. Hz.Ömer, İran'a girdi gireli, sanki bir kaos hakim. Dileyelim de bu kaos yerini düzgün bir yönetim biçimine bıraksın...
Devamı gelecek....